27 Mar
2007

– Bugün sitede yapılan arama sonuçlarına göre “tekerleğin geçmişi” diye bir arama dikkatimi çekti. Google.COm ‘dan araştırdım ve bir kaç küçük yazı buldum.

Tabiatta hiç bir örneğine rastlanmadığı halde, bize son derece doğal gelen ve modern tekniğin ekseni olacak kadar önemli bir icadı, tekerleği de Güneybatı Asya’ya borçluyuz.

Elimize, tekerleğin hangi tarihte icat edildiğini gösterecek hiç bir belge geçmemiştir. Ancak bu aracın günümüze en eski çağlardan geldiği de kesindir. Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra’da, M.Ö. 3.000-2.500 yıllarının kalıntılarında tekerleğe rastlanmış; İngiliz meslektaşı Woolley de Ur’da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma mezardan bir tekerlek çıkarmıştı. Ne gibi bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmiyor. General Frugier’nin ilginç ve inandırıcı varsayımına göre; Yontma Taş Çağı’ndan başlayarak insan, avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur. Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine koymayı akıl ettiler. İngiliz tarihçisi Maccurdy’ye göre; tekerleğin atası, tomar denilen silindir biçiminde durulmuş kağıt ya da deridir. Bu gelişmeyi kazılar da doğrulamaktadır. Yapılan kazılarda Sümer ülkelerinde, M.Ö. 3.000’den kalma kızaklar ve arabalar çıkartılmıştır.

Tekerleğin icadını hemen arabanın izlediği kesindir. Bir çift tekerleği dingille birleştirmek ve buna demirsiz bir saban oturtmak işten bile değildir. Gerçekten de, M.Ö. 3.000 yıllarının Sümer kalıntılarında rastlanan arabalar böyledir. Sürücüsü, iki tekerleğin arasına konmuş bir eyere, ata biner gibi otururdu. Bu taslak çabuk gelişerek dört tekerlekli bir araç oldu; fakat henüz ön tekerlekler sabitti.

Bu araca ilkin hangi hayvan koşulmuştu? Fransız arkeologu Georges Contenau’ya göre, yaban eşeği. O dönemde, bu bölgede at bilinmiyordu ve henüz sözünü etmediğimiz Türkler atı ehlileştirmişlerdir.

Ortaçağda önemli bir rol oynayacak olan bu ulus. Orta Asya, Doğu Sibirya ve Mançurya’da yaşamaktaydı. Henüz Yontma Taş Çağı’nda yaşayan bu göçebe halkın hayatı, Babil ve Mısır uygarlığının tam karşıtıydı. Ama onların buz gibi ve dümdüz steplerde uzanan ülkeleri. Yakın Doğu’nun güneşli ve serin vahasının da karşıtı değil miydi? Asyalı göçebe halkın hayatı, her çeşit yiyeceğe alışan bu yorulmaz hayvanın, atın sırtında geçiyordu. Onu gem’e alıştıran Türklerin Güneybatı Asya’ya akınları sonucunda, bu bölgede atı tanıdı, ilk uygarlıklar, insanlığın bu en soylu buluşunu, paha biçilmez armağanını onlardan aldılar.

Koşum kayışlarıyla arabaya bağlanan atla birlikte ilk savaş aracı da doğmuş oldu. Antik dünya, arabayı ve atları bu korkunç görünümüyle ilk defa tanıyordu. Sonra M.Ö. 2.000 yılında Mezopotamya’da görülen araba, giderek Sami ırkından Hiksosların akınıyla Mısır’a girince, Firavun’un ordusunda, 1917’de ilk müttefik tanklarının Alman askerleri üzerinde yarattığı paniğe benzer bir korku yarattı. Mısırlılar hayvan gücü olarak henüz öküz ve eşekten yararlanıyorlardı. Ancak tecrübeden çabuk ders almayı bildiler. istilâcıları ülkeden atar atmaz bu yeni savaş aracını kullanmaya başladılar. Öyle ki. Mısır tarihinin en parlak dönemi olan Yeni İmparatorluk’tan kalan belgeler, Firavun’u gelecek kuşaklara savaş arabasının üstünde, bir eliyle dizginleri tutar, ötekiyle de düşmanı yere serer biçimde gösterebilmiştir.

Bunu izleyen on yüzyıl boyunca, araba, savaş alanlarında fetih aracı olarak hizmet etti. Asurlular, M.Ö. 1.000 yıllarında bir sürücünün kullandığı, iki savaşçıyı çeken çift at koşulmuş arabaları sayesinde dünyaya egemen oldular. Asur’un ünlü kralları Surgon ve Assurbanipal birçok şehirleri, güçlü savaş makineleri halini alan arabalarıyla kuşattılar. Bu arabaların, tekerlekleri üzerine oturtulmuş ağır koçbaşlarıyla şehir kapılarına saldırdılar; savaşçılar kalkanlarının arkasına saklanarak kale duvarlarının üstüne yürüdüler. Ancak bu ağır “topçu gücü”nün yanı sıra yeni bir silahlı birlik daha meydana getirmişlerdi: Atlılar. Bir halı parçasının üzerinde oturan bu eyersiz ve üzengisiz Asur atlıları, İskender’in fetihlerine yol açan öncüler oldular.

Alıntı: http://turackusu.blogcu.com/1869882/

Tabiyki bu tekerlek hep ciddi şeyler için tasarlanmadı:

Madem tekerleğin icadından söz ettik makine gücüyle çalışan arabalarada el atalım o zaman. Sizi 2.sayafa davet ediyorum>>

Sayfalar: 1 2

Reklam Alanı

 

Benzer YazılarEtiketler

18 Yorum - Tekerleğin GeçmişiYorum Yaz / Geribildirimde bulun

  1. Yorumcu / bugra / 17 Mayıs 2007

    site cok güzelmiş
    bence herkes girmeli

  2. Yorumcu / ezgi / 06 Aralık 2007

    çok gzl bir yazı yazmışsınız teşekkür ederim…bana 7. sınıf performans ödevimde çok yardımcı olucak…tşklrr:)

  3. Yorumcu / Beytullah / 02 Mart 2008

    Bu sayfa güzel olmuş ama bu site buraya ayit değil.Bu sayfayı tekerleyin geçmişi sayfasına koyarsanız daha güzel olur…!!!!:) 🙂 🙂 🙂

  4. Yorumcu / mert öçal / 12 Kasım 2008

    vallaha süpermiş aferdesin ama ödev için kopya çekmem lazım dostum

  5. Yorumcu / perihan gür / 16 Kasım 2008

    çok super

  6. Yorumcu / inci / 24 Kasım 2008

    bence(çok uzun oğretmenımız kısa ve oz odevlere daha çok onem veriyo o yuzden eksi alabilirim benim tavsıyem bide ozetini yazın altına pu ha ha pu ha ha

  7. birazdaha kısa olsaydı daha iyiydi biraz daha kısa olsaydı nolurdu……

  8. Yorumcu / serkan özgür / 05 Mart 2009

    sağolun ödevimi sizin sayenizde yaptım bu siteye sürekli girerim çok güzel olmuş

  9. Yorumcu / sofya / 08 Mart 2009

    güzel olmuş ama kısa ve öz bilgiler olsa daha süper olacak……….

  10. Yorumcu / meryem / 07 Aralık 2009

    siz güzel yazmışsınız ama benim tarzım değil ben yinede iyi

  11. Yorumcu / ahmet / 16 Ocak 2010

    YAZINIZ DAHA KISA VE ÖZ OLSAYDI DAHA MEMNUN OLURDUN YAZIYI OKURKEN ÇOK SIKILDIM MANAS DESTANI GİBİ UZUN VE ANLAMSIZ DOĞRUSUNU SÖYLEMEK GEREKİRSE HİÇTE BEĞENMEDİM

    (Yönetici Notu: Daha kısa ve öz olsaydı ne yapacaktınız acaba. Okuyacakmıydınız. O zaman ders kitaplarınıda özet çıkartılarak 10 sayfaya düşürelim . Madem kısa ve öz okumayı seviyorsunuz. Benden tavsiye bence byabancı dil öğrenin. Mesela cince. Çince resim dilini kullanıyor. Bir tane gergedan çizersiniz az ve öz ne demek istediğinizi anlatırsınız. Heytbecom)

    • Yorumcu / LOVE / 06 Aralık 2010

      ahmet kardeşim dpğru bende beğenmedimmmm !!!!!!!!!!!!

  12. Yorumcu / alihan / 17 Şubat 2010

    biraz daha kısa yazsaydın da noğulurdu upuzun okurken bıkkınlık geldi

  13. Yorumcu / mery / 29 Ekim 2010

    güzel güzel

  14. Yorumcu / ömer / 06 Aralık 2010

    yawwww bu ne yaaa geçmiş dedik geleceğe gittiler bende şimdi M.Ö. dicem geçmiş çıkar herelde (MAŞALLAHHH DESTAANNN DESSTTAANNNNNN)

  15. Yorumcu / ömer / 06 Aralık 2010

    agalar be neeeee bişi anlamadım kfr edecem yaa yarısını yazdım ödev var die bi baktım hiçbişi yoqqq kağıdı fırlattım attım bida bu siteye girmemy aaaa öffffff gına geldi yaza yaza gınaaa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklamlar / Reklam Bilgi

Facebook / Aramıza katıl

Otomot Ağ / Hakkında

 

© 2010 Otomot.NET - Otomobil ve Motosiklet

14 Aralık 2006 tarihinden beri yayındayız. Site Haritası

OtomotWeb Teması Uretgec.com - Tasarım Ofisi